31 Ocak 2013 Perşembe

Çeyiz-Mutfak Alışverişinde Nelere Dikkat Ediyorum?

Öncelikle evim için henüz aksesuar namına bir şey almadım, mutfağım için de girintisi çıkıntısı fazla, toz tutacak ve sırf süs olsun diye de bir şey tercih etmedim... Aldığım ürünlerin işlevsel ve gerekli olduğunu düşünüyorum. Tabii gereklilik meselesi kişisel ihtiyaca yöneliktir, forumlarda çok tartışıldığı gibi kimse size şunu al bunu alma diyemez.. Ekmek yapmaya vakit ayıramayacaksanız, makinasını almanın da anlamı yoktur.. Şimdi sırayla bahsetmeye çalışacağım..

  • Saklama kapları, bu konuda ilk tercihim kesinlikle cam! Baharatlık benzeri ürünlerimde fiberglass tercih etmedim, cam ve Alman ya da Türk malı aldım. Paşabahçe kare, kapaklı kaplardan örneğin.. Bunun dışında, Esse'de vs sıklıkla satılan metal kapaklı baharatlıklara çok dikkat edin, Çin malı ve metali korozyon kokuyor.. Kahve, bakliyat gibi şeyler için ise porselen kavanozlar tercih ettim... Seramikler hem ağır, hem boyaları bozuluyor, genel anlamda aldığım her şeyde seramik yerine porselen seçmeye çalıştım..
  • Bıçaklar, Schafer almayın da ne alırsanız alın.. Daha mağaza da paslanmış! Ben, Jumbo'nun beşli setini almıştım yıllar önce, fakat tahtası olmadığı için İkea'dan şu tahtayı almayı düşünüyorum;

Bunun dışında, bizim buralarda meşhur olan Osmaniye bıçaklarım var, çifte su verilmiş, tahta saplı evladiyelik bıçaklardır.. Bu tarafa gelirseniz herkese tavsiye ederim, her boyu var.
Salata için Karaca'dan Emsan seramik bıçak seti aldım. Bambular bana biraz sakat görünüyor... Zaten kesme tahtası falan diye satılan tüm bambular, kaplama ürün, iki su görmeyle dağılacak gibi duruyor. Ve seramik kesinlikle çok keskin! Setin içinde iki boy bıçak, bir de sebze soyucu var ama ben dikine olan soyucuları daha kolay buluyorum, zaten çeyizimde bir adet Victorinox domates soyucu var ki soyamayacağı hiçbir şey yok sanırım :) 
  • Tencere, tava..  Bu konu çeyizimin en zengin köşesi... Teflon, çelik, seramik, alüminyum döküm sayısız tencerem var.. Vakti zamanında annemin evlenirken alırsın gibi düşünceleri varken, evlilik hazırlığı yapan yakınlarımızın çok zorlanması sonucu, teee lisedeyken Jumbo'ya dadandık.. O vakitler mat tercih ettim, daha sonra çizildiğini söyleyenleri okudum ama annem de aldı şu an kullanıyoruz, çok dikkatli kullanılması, elde yıkayıp kurutulması gerekiyor. Ama bence aynı sorun parlak seride de olurdu.. Yine de mat şıklığını hala tercih ediyorum :))

 Jumbo'dan üçlü cezve seti, devrilmeyen demlik, şekerlik, çay takımım ve çatal bıçaklarımı da mat seçtim, pişman değilim.. Cezveyi herkese tavsiye ediyorum arkadaşlar, harika köpürtüyor.. Tabii biraz pahalı bir marka, bu kadar para harcamak istemeyen çok kişi var, onlara da Jumbo'nun yan markası olan Amboss'u tavsiye ederim. Benim ikinci yemek takımım ve çatal kaşık takımım Amboss. Bu da tartışmalı bir konu olsa da porselen de çatallar da çiziliyor, yapacak bir şey yok.. Misafirlerinize daha özenli olmak istiyorsanız ikinci bir takım gerekli.. Ama eviniz küçükse, misafir gelme ihtimali düşükse tabii ki gereksiz..
Tek pişmanlığım bu tencere serisinin siyah kulplu olanını seçmemiş olmam, bunlar biraz ısınıyor ki ısınmaz diye satmışlardı. Şöyle de bir sorun var, anneme daha sonra aldık ve çok daha ucuza aldık, dolayısıyla kaliteleri değişti mi, benimkinde sorun olur mu şimdilik bilmiyorum.. Şu sıralar Jumbo'ya para vereni pek görmüyorum, imkan meselesi tabii ama söylediğim gibi Schafer alanların çoğu ürünü elinde kalıyor birkaç yılda..
Seramik olarak, annemden bana bir Karaca set kaldı. Pilav, tavuk sote gibi yapışabilecek yemekleri onlarla pişirmeyi düşünüyorum, çelik tencereye pirinç yapıştırma işkencesine hiç giremem.. Tek olumsuz yanı seramik, gözenekli bir malzeme olduğu için, içinde yemek ve sıvı bir şeyler bekletmemek gerekiyor.. Yine de teflona çok iyi bir alternatif! Seramik ya da alüminyum döküm bir wok tava da istiyorum ama yerinden kaldırabileceğimden emin değilim :))
Teflon, Avon satan birinden, hatır bela yine Jumbo bir set aldık, 3-4 yıl önce Avon'un bir kampanyası varmış indirimli almıştık. Genel bakış açım; çizmediğiniz sürece güvenle kullanabilirsiniz, özellikle Tefal'in teflon kaplama tost makinaları çok kolay temizleniyor. Teflonlarınızı kimsenin eline bırakmayın :) Tavayı eline alıp, gönül rahatlığıyla omleti bıçaklayanlar oluyor :) Bu konuda herkesi uyarın, çizilmemesi gerekli ve her zaman kalın tabanlı tava ve tencereler seçin... İncecik ve malzemesi belirsiz ürün kullanmanın bir manası yok, bir tane orta boy kapaklı bir tava bile her işinizi görebilir..

  • Ekmeklik-ekmek kutusu, Brabantia çelik ekmek kutum, baharatlık setim ve çöp kutum var. Bu kısmın abartısı yine anneme ait.. Bana kalsa almazdım sanırım.. Bunun dışında şurada bahsettiğim alışverişimde aldığım English Home ekmek torbasını kullanabilirim ama onu poşetlik yaparım yüksek ihtimalle.. Bu konuda da söyleyebileceğim, ekmeğinizi poşette saklamayın.. Evet, yumuşasın diye, ufakları dökülüyor diye birçok kişi poşette saklıyor. Kolay olabilir ama neresinden bakılsa sağlıksız.. Atık bir kumaştan kendiniz bile bir torba dikip, sık sık yıkayarak kullanabilirsiniz..
  • Kahvaltılık, Benim için en önemlisi yine cam ya da porselen kaseleri olmasıydı. Tek tek kapaklı olanlardan almayı düşünsem de peynir dilimlerinin yüksek kalabileceği kapağın kapanmayacağını falan düşündüm. Porselen, yuvarlak, dilimli ortadaki halkaya takılan cinste bir kahvaltılığım var ama çooook ağır, çerezlik olacak kendisi.. Karaca'dan tek kapaklı, hafif şu modeli seçtim..


  • Elektronik olarak Braun blender setim var, yüksek motor gücüne (watt) sahip olmasına ve çelik ağızlı olmasına dikkat etmiştim.. Markasını bilmediğim zaten artık üretilmeyen ama gayet sağlam bir elektrikli cezvem var, olmasaydı Arçelik Telve çok isterdim ama çok pahalı.. Sanırım ütümle hediye olarak verilen bir ekmek kızartma makinam var, tost makinası olana kesinlikle gereksiz! 
  • Henüz almadığım, almaya ihtiyaç duyacağım elektronikler; Arçelik Tiryaki çaycı (mat metal olanlar) su ısıtıcı olarak da kullanıldığı için iki ürün bir arada :) Fritöz, bacağıma kızartma yağı dökülünce elzem oldu! Tost makinası, bir sürü waffle yapıcam ki :))) Yoğurt ve ekmek makinası şimdilik düşünmüyorum, çünkü ekmek kabarmıyor geri sönüyor ve 3-4 saatte mayalanıp pişiyor, çıkar soğusun, bekle doğra falan uzun iş.. Çok ihtiyaç duyarsam tavayla, fırında yaparım.. (Ev ekmeği çok seviyorum ama tam buğday ya da kepekli diye satılan unların boyayla esmerleştiğini düşününce insan ekmekten bile soğuyor..) Yoğurdu da güveç ya da borcamda yaparım sanırım..
  • Beyaz eşya olayını şu an düşünmüyorum bile.. Duruma göre son anda seçilecek ama beyaz cam ankastre setlerin hastasıyım :)

Fazla detaya girmezsek daha hayırlı olacak galiba, yazı uzuyor :) Özetle silikon, cam, seramik, porselen gibi doğal malzemeler tercih ediyorum. Bilmem ne doğrama aleti gibi şeylerim yok, tek abarttığım tencereleri set halinde almak oldu.. Her şeyden önemlisi ihtiyaçlarınızı iyi bilmek, listelemek ve fiyat araştırması yapmak.. 
Herkese keyifli alışverişler ;)





30 Ocak 2013 Çarşamba

Time Balm - Lighter Than Light

Herkese merhaba.... Geçen gece düğün hazırlıkları kapsamında bir yazı yayınlamıştım, fazla kişisel olduğu için kaldırmam gerekti fakat damat bohçası için hangi bakım ürünlerini seçtiğimi düzenleyip, tekrar yayınlayacağım.
Bugünün konusu, Time Balm - Lighter Than Lighter kapatıcı.. 
Bu kapatıcıyı %40 indirim yapıldığı gün aldım, uzun süredir istiyordum fakat en açık rengi bile koyu görünüyordu gözüme fakat bildiğimiz gibi kapatıcıları fonksiyonel olarak kullanabiliriz.. Ben son dönemde göz altlarım için yalnızca likit kapatıcı kullanmaya başladım, elimdeki stick kapatıcıları da yüzümde kullanarak bitirmeye çalışıyorum. Bu ürünü de yüzüm için, daha yumuşak yapılı bir ürün kullanmak amacıyla aldım. Kutudan görünen renk yüzüme gayet uygundu, bileğimde de uydu fakat benzer yazılarda da okuyabileceğiniz gibi yüze uygulanıp dağıtılmazsa rengi daha açık görünüyor.. Açık tenliler için göz altlarında da yüzde de uyabilir ama yüz için uygulamanıza bağlı.. En güzel yanı serinin tüm renklerinin sarı tonlu olması...
Ben ürünü parmağımla alıyorum, sert yapılı bir ürün bu yüzden parmağa ince bir katman şeklinde geliyor, ben bu tip ürünleri parmağımı bastırmadan, hafifçe ambalajın içinde gezdirerek alıyorum, böyle biraz ısınarak yumuşamış oluyor, fakat yüzümde parmağımla çok dağıtmıyorum, lekenin üzerine parmağımı dokundurup, Ecotools Kapatıcı fırçası ile uyguladığım bölgenin etrafından dağıtıyorum, böylece uyguladığım yerde daha yoğun kapatıcı sabit kalırken, çevresinde renk bütünleşiyor.. Kapatıcı uygulamasını, fondötenden önce tercih ediyorum, gerekirse-fondöten uygulaması sırasında dağılırsa çok az miktarda tekrar uygulama yapabilirsiniz..
İlk fotoğraftaki içerik listesinde görebileceğiniz gibi The Balm zararlı içerik bulundurmasa da bu üründe Talc var, Talc içeren pudralar cildimi çok yorsa da bu ürün henüz bir sorun yaratmadı..
Ecotools'un dörtlü setindeki kapatıcı fırçasını kullanıyorum, göz altı için çok sert bulduğum bir fırçaydı fakat yüzde bölgesel uygulamalar için gayet başarılı..
Burnumda çözemediğim kızarıklık sorunu devam ettiği için, bu kapatıcı aynı zamanda güzel bir aydınlık da sağlıyor.
12 liraya, yerli markalarımızdan kendine hayrı ve kapatıcılığı olmayan ürünler almaktansa bu ürün uzun süre idare edecektir... Ürünü normal bir oda sıcaklığında saklayacaksanız hem yüz hem göz altı kullanımı için uygun olacak bu kapatıcıyı herkese tavsiye ediyorum... Benim gözaltlarımda çizgilenme yapmadı ama kişiye göre değişir bu tabii..
(Benim odam soğuk, orada uyumuyorum ama ürünlerim orada bulunuyor, bu kadar sert olması bundan da kaynaklanabilir.. Yine de köpük fondöten gibi parmağı daldırıp bol bol ele gelen, fazla kaçacak bir ürün olmadığını düşünüyorum)
Her zamanki gibi öncesinde göz çevresi ve yüzümüzü nemlendiriyoruz ;)

25 Ocak 2013 Cuma

Gratis Sweet Home, 2. evimiz :)

Ben de geri kalamadım bu koleksiyondan.. Ama çok da mutlu etmedi beni.. Fotoğraf makinasına üşendiğim için telefonla çektiğim renk gösterimleri vardı ama bayağı kötü çıkmış..
En çok farı beğendim, Gratis mağaza müdürünün, farlardan almıyor musunuz demesiyle hatırladım, farı elime alıp geri bırakmışım :) 01 Happy Couching rengini seçtim, gayet yumuşak ve pigmentli, bence allıklardan daha başarılı.. Uçuk pembe ve çok doğal görünen hafif allıkları seviyorum ama bu allıkların açık renkleri, tek başına uygulandığında benim beyazlığımda bile çok açık kalıyor.. Sanki allık olarak koyu renkler kullanılmalı, açık renk de aydınlatıcı olarak üretilmiş gibi ama böyle olsa aydınlatıcının daha az olması gerekirdi :) 
Mağazada konu mankenliği yaptım yine :) Tester'ı olmadığı için bir müşteri turuncu allığı göstermemi istedi :D Evet memleketimin insanı bu kadar samimi ve teklifsizdir :)) Daha alışverişime devam ediyordum, kasadan bile geçmemişti elimde deneyip gösterdim ve ben de allığa ters ters bakıp "bu ne bee bu da çok açıkmış" falan dedim.. Bazı arkadaşlar tozutmuyor demiş ama tozutma olayı kullandığınız fırçaya göre değişir, bence yumuşak olduğu için daha kolay dağılıyor ve fırçaya kolay geliyor, dolayısıyla biraz tozutuyor.. Ama bu allık bir de zor renk verse hiç görünmez herhalde..
Neyse özetle, fotoğrafta görülen makyaj çantasını hediye ettiler. Aslında hediyeymiş ama yanlışlıkla satışa konulmuş, koleksiyondaki kesenin barkodunu okutup bu çantayı hediye etti. Naptılar pek anlamadım ama çanta çantadır :) Çantamdaki ıvır zıvır toparlayacak, gayet yeterli büyüklükte.. 
1 numaralı rujunu çok beğenmiştim ama rujlar hiç kalmamıştı, vişne çürüğü-şarap rengi ojeyi yine Gratis kızlarının tavsiyesiyle aldım. Yapıları gayet iyi, açık renk olan bile neredeyse tek katta yeterli ama neden bir sürü kırmızı tonu ojem olduğu halde kullanmadığımı bir kez daha anladım! Cinayet mahâlini yeni terk etmiş gibi bulaştırdım yine ellerimi :s
Loreal, Garnier, Diadermine bakım ürünlerinde indirim vardı. Loreal'in pedli yıkama ürünlerine yenileri eklenmiş sanırım, ama ben herkeste olandan seçtim 10 liraydı, şu anda Avene kullanıyorum gayet memnunum, tabii ki pedi için aldım çünkü sünger kullanıyorum ve fazlaca peeling etkisi yapıp yüzümü yoruyor.. Biraz fazla hassasım, bayılarak aldığım Coastal Scents fırçamı kullanamıyorum mesela, Bilgen hatır hutur gölge yaparken, benim göz kapaklarımı acıttı. En son yıkama solüsyonuma Elidor saç bakım yağı bile eklemiştim oysa ki :))
İhtiyacınız varsa Gratis kataloguna ya da mağazaya bir göz atın ya da en iyisi 14 şubatı bekleyelim :)
Yaklaşık 40 lira tutan alışverişimden çok mutlu olmadım, tek bir The Balm paleti daha mutlu ederdi :P Ama tabii ki %40 indirimden sonra tüm mağaza talan halde.. Gratis'in en uyuz olduğum yanı bu, ürünler ithal olduğu için sanırım, 3-4 aydır açılmış mağazada biten birçok ürünün yenisi gelmiyor.. Ve facebook sayfalarından geri bildirimde bulunduğunuzda canlarının istedikleri mesaja yanıt veriyorlar, çok saçma!
Oje 2,49
Far 5,49
Allık 9,49
49 ya da 99 o kısımlarını atıyor olabilirim :)) Klasik Essence fiyatları, bu koleksiyonun ojesinin küçük olması da ayrı bir sinir konusu. Nasılsa bitiremiycem ama büyük yapsınlar :)