18 Mart 2013 Pazartesi

Taksim Artık Engel'siz


change.org'da sonuç alınabilen bir kampanyanın teşekkür metnini yayınlayacağım aşağıda. Twitter gibi mecralarda ya da direk Taksim'de bu duyuru levhasını görmüşsünüzdür. Beni en çok üzen yanlarından biri, hala müthiş beyinleri "engelli" sözcüğü kavrayamıyor, konunun muhatabı engelliler olmasına rağmen ve bu tip sözcükleri duymaktan büyük hicap duymalarına rağmen, anlayamazlar diye bir de "özürlü" olarak belirtme gereği duymuş olmaları.. Özür dilenecek hallerini ortaya koyuyorlar her fırsatta, hiç utanmadan... Bu konu aylarca peşinden koşturarak çözüme ulaşmış, bizim Adana'da da belediye otobüsleri ve kaldırımlar engelsizleştirildi ve bunun büyük büyük reklamları yapıldı.. Fakat bilinmeyen yanı şuydu ki yasa gereği belediyeler zaten engellilere yönelik çalışmaları bu yıl sonuna kadar tamamlamalıydı. Hamili yakınlarını zengin etmekten sıra geldikçe bu konulara el atılır artık..

Sana bugün harika bir haberim var. Aylardır mücadelesini verdiğim Taksim Meydanı'na engelli erişimi için sonunda beklenen oldu! Artık engelliler ve bebekli aileler için Taksim’e ulaşmak çok daha kolay!

Tekerlekli sandalyeyle rahatlıkla erişebildiğim sınırlı yerlerden biri olduğu için sosyal hayatımda büyük yeri olan Taksim’e proje inşaatı yüzünden ulaşamayacağımı öğrendiğimde şok olmuştum. Hemen gidip yerinde kontrol ettim ve Radikal Gazetesi’nden Elif İnce ile bir deneme yaptık. Metrodan çıkıp meydana ulaşmamız –başkalarının da yardımlarıyla– tam 61 dakika sürdü! Tek sebebi sadece yol gösteren levhaların olmayışı ve iki büyük tümsekti.

Birkaç levha ve iki rampa için başlattığım imza kampanyasıyla, deyim yerindeyse bir bürokrasi savaşı verdim. İBB’ye iki rampa için tam 2722 imza teslim ettim. 3 ay dilekçeme cevap bile alamadım! Bürokratik prosedürlerin yanında, girdiğim müthiş bir telefon trafiği ile talebimi bireysel yollarla da ilettim.  Ve nihayet sonunda mutlu haber geldi!

Azmin zaferi denmez de ne denir buna? Hem ben hem de imzacılar bu işin peşini bırakmadık ve yılmadan arayıp rampaları istemeye devam ettik. Sonunda o rampalar yapıldı, yolu gösteren levha yeniden düzenlendi ve artık Taksim’e ulaşmak 61 dakika sürmeyecek!

2 Rampa için 4 ay mücadele etmek olumsuz bir tablo çizse de sonuç bize gösteriyor ki; talep ettiğimiz sürece arz da olur. Ne kadar çok istersek, o kadar kolay oluyor. Bu yüzden istemekten ve mücadele etmekten sakın vazgeçme.

Kendi başıma çıktığım bu yolda beni yalnız bırakmayan insanları görmek ne kadar cesaret vericiydi anlatamam. Meğer yalnız değilmişiz. İstersek yaparmışız! Bunu kendimize daha çok hatırlatmamız ve haklarımızı daha çok aramak gerek.

Umut ve cesaretle kal,

Sevgilerimle,

Simto Alev

13 Mart 2013 Çarşamba

Mim: Nasıl Kitap Okursun?

Yine çoook geç kaldığım bir mimle karşınızdayım. Yasemin Kokulu Bir Hayat blogunu pek muhterem yazarı Biricit, Nasıl Kitap Okursun? miminde beni de mimlemişti. Aynen görselindeki gibi bir Garfield olduğum için, bu yazı için fotoğraflar çektim, sonra kaybettim, e artık yazayım dedim :)

Öncelikle ortam neresi olursa olsun yata yata, döne döne kitap okurum :)) 
Yazlıkta şezlongda uzanırken, kulaklığım ve bilimum alet edavatın üzerimde güneş izi yapmaması için ilgili pozisyon alındıktan sonra, itinayla macera-gerilim, romantik-komedi gibi yazlık romanlar okunur :)
Kışın ise ev ortamı kitap okumaya pek müsait değil.. Okuldan pek fırsatım olmazdı zaten, onun dışında sürekli TV açık ve kışın ablamın odasında uyuduğum için lambayı açamıyorum gece. Yoksa en büyük zevkimdir uyumadan önce yatakta kitap okumak. Yan uyuduğum ve romanları da genelde öyle okuduğum için bazen sayfa değiştirdikçe diğer yanıma dönüyorum, işte tam bu durumda yatağın içinde turlarken ve kitabın sonunu merak ederken uzun bir gece beni bekliyor oluyor..
Evlendiğimde, her genç kızın rüyası gibi ben de koca bir kütüphane ve okuma kanepesi istiyorum.. Yalnız bu konuda da hassasım hemşehrim! :) Raflar, romanların boylarına uygun olacak, mutlaka cam ya da mobilya kapakları olmalı ki kitaplar hava alıp sararmasın. Kitaplar kendi aralarında türlerine, okunma sırası ve boylarına göre tanzim edilecek. Bu şartların tamamı birlikte sağlanamıyorsa psikoloji, tarih gibi türler göz önünde bulundurularak yazar ve boy sırası öncelikli parametre olarak göz önünde bulundurulacak! Zinhar kimseye ödünç roman verilmeyecek, sayfalar kırıştırılmadan ve katlanmadan okunacak.. 
İşte böyle, bu mimi yanıtlayanlar genelde okuma ortamlarından bahsetmişti ama benim için en mühimi okuduğum kitap sonraki dönemlerde kütüphanemde yer almalı ve kırışmamış olmalı.. Bu sebeple başkasından kitap almam..
Yine geç kaldığım ve herkes bu mimi yanıtladığı için yapmayan herkese adıyorum :)


Avon Temsilciliği?

Avon temsilciliği için internetten form doldurup, beni yönlendirdikleri kadınla bir türlü buluşamamıştım. Daha sonra da yok onun fotokopisi, yok bunun faturası istenince sinirlendim vazgeçtim..
Az önce kargo ile bir tane Perfect Kiss yollamışlar ve faturaya temsilci numaramı eklemişler. Şifre almak için tekrar web sayfalarına baktım ama doğum tarihimin yanlış olduğunu iddia ediyor.
Şimdi beni temsilci mi yapmışlar, nolmuş ben anlamadım! :)
Neyse bari ruju açayım, elimden geri almazlar herhalde! :D