2 Ağustos 2012 Perşembe
Allık Preslemek İçin Ağda Spatulası
Far, allık, pudra preslemek için; eğer ambalajı ağzına kadar doldurduysanız magnum çubuğu kullanabilirsiniz, kutunun içinde daha derinde olan ürünü preslemek için de ağda sürmek için kullanılan, yine benzer şekilli daha esnek spatulayı kullanabilirsiniz.. Kumaş ve metal para kullanma yönteminde bir miktar ürün ziyan olur hem de metal parayı bastırmak daha zor geliyor bana. Spatula hem ürünü ezmek hem de preslemek için daha kolay oluyor. Ben ürünü iyice toz haline getirip, presleyip sonra alkolü ekliyorum, tekrar presliyorum. Böylece çok cıvık, çamur gibi bir kıvam olmadan daha kolay bütünleşiyor...
4 Temmuz 2012 Çarşamba
Online Alışveriş ve Kargo Sorunsalı
Alışverişkolik miyiz internetten alışveriş yapmak daha mı mantıklı?
İnternetten aldığım ve beklediğimden kalitesiz, bedeni tutturamadığım giysi ve ayakkabıları, ürün koruma bandı açık gelen kozmetikleri saymazsak; internette pazar araştırması yapıp, teklif toplayarak ve ne derece kazıklanabileceğimizi görerek alışveriş yapmak kesinlikle daha mantıklı! Zaten internet çağının gerekliliği olarak aynı firma içinde bile fiyat farklılıklarını görebiliyor olmamız bulunmaz nimet. Tabii global fiyat farklılıklarını biz 3. dünya ülkesinin 2. sınıf insanlarına giydiriyor olmalarına bir şey diyemiyorum... Gümrükten sadece kozmetik girişi yasak olan başka bir ülke var mıdır? Hadi onu yasakladın, göze batmasın diye yanında sporcu takviyesini neden yasaklıyorsun? Sporcuların kullandığını içen kalp hastaları bile var.. Herhalde bu da S... gibi markaların pazar payını düşürmemek için...
Neyse efendim.. Limangodan aldığım kırık gelen ve her gelen kargomda koliyi açtırmamak için üstün çaba sarf eden yurtiçi kargo şubesini basışım sırasında sinirden ellerimi titreten tavrı yansıtmak zorundayım...
Pek sevgili kızımız "aslında internetten görmeden bir şey almayacaksın, hele böyle camları hiç almayacaksın"!? gibi bir yorumda bulundu... Çünkü sigortalı olan ürüne, sadece kolisi hasar gördüyse işlem yapabileceklerini yutturmaya çalışmaktaydılar... Ve Limango'nun sağladığı iade hakkını sanki kendi sorumsuzluklarını kabul ediyormuşçasına, sanki kendileri geri gönderecekmiş gibi git evden iade kodu getir gönderelim mantığındalar. Yani ben rengini beğenmediğim bir çantayı geri gönderir gibi bin parçaya bölünmüş tabağı geri yollayacağım adamlar da e bunu sen kırmışsın demeyecek... Sana mı soracaktım ne alacağımı güzel kardeşim? Hadi ben sana sordum da almadım diyelim. Sen almasan, ben almasam senin o dükkan akşama kadar neyle dolup taşacak? Sabah sevkiyatında şubedeydim neredeyse sadece online satış yapan firmaların kolileri vardı ve şube müdürü "herkesin kolisini açtırsak sevkiyat yapamayız" dedi... Hah işte tam olarak mevzu bu! Halkı keriz yerine koyup, kütüklemeye devam edin... Yapamayız dediğiniz o sevkiyatlar bizim! Bize hizmet ediyorsunuz... Aynı şubeden tek bir roman yolladım 9 lira ödedim, bir koli ürünüm kargo ücretsiz geldi... Velev ki kampanya saati değildi, 7 lira kargo ücreti verdim.. E bunun evden kalkıp en az yarım saat araç kullanıp avm ye ya da çarşıya gitmesi var, otopark bulması var, hadi buldun 5 liradan başlayan otopark ücreti var, mazotu var, bir şey almaya gidip on şey alıp dönmesi var... Demek ki kargo şirketleri bunun için var... Eee şimdi çok sevgili kargo kızı sen olsan çeyizini bile internetten dizmez misin? Hatta hazır kargo şubesinde çalışırken her şeyini bedava getirtmiyor musundur?
İşte hal böyleyken böyle, yurtdışı alışverişi yasaklayanlar yurtiçinde de her türlü sinir edecek bir şey buluyorlar ki evde oturup çocuk doğurun, çalışmayın, giyinip, süslenmeyin.. Yerinizi bilin!.. (Son dönemde artan kozmetik fiyatlarının farkındayız di mi?.. Alkol gibi sigara gibi bir şey artık kozmetik...)
üst üste atabilirsiniz ama sorun yok yani...
*ben yazıyı yazmadan önce yurtiçi kargo sorunun çözülmesi için twitterdan iletişime geçmiş.. sorunum limango tarafından çözülmüştü zaten ama umarım sonraki alışverişler daha güvenli olur...
*yazıya başlık bulamadım kendimi kompozisyon sınavında hissettim, klasik sorunsallarıma bağladım yine :s
İnternetten aldığım ve beklediğimden kalitesiz, bedeni tutturamadığım giysi ve ayakkabıları, ürün koruma bandı açık gelen kozmetikleri saymazsak; internette pazar araştırması yapıp, teklif toplayarak ve ne derece kazıklanabileceğimizi görerek alışveriş yapmak kesinlikle daha mantıklı! Zaten internet çağının gerekliliği olarak aynı firma içinde bile fiyat farklılıklarını görebiliyor olmamız bulunmaz nimet. Tabii global fiyat farklılıklarını biz 3. dünya ülkesinin 2. sınıf insanlarına giydiriyor olmalarına bir şey diyemiyorum... Gümrükten sadece kozmetik girişi yasak olan başka bir ülke var mıdır? Hadi onu yasakladın, göze batmasın diye yanında sporcu takviyesini neden yasaklıyorsun? Sporcuların kullandığını içen kalp hastaları bile var.. Herhalde bu da S... gibi markaların pazar payını düşürmemek için...
Neyse efendim.. Limangodan aldığım kırık gelen ve her gelen kargomda koliyi açtırmamak için üstün çaba sarf eden yurtiçi kargo şubesini basışım sırasında sinirden ellerimi titreten tavrı yansıtmak zorundayım...
Pek sevgili kızımız "aslında internetten görmeden bir şey almayacaksın, hele böyle camları hiç almayacaksın"!? gibi bir yorumda bulundu... Çünkü sigortalı olan ürüne, sadece kolisi hasar gördüyse işlem yapabileceklerini yutturmaya çalışmaktaydılar... Ve Limango'nun sağladığı iade hakkını sanki kendi sorumsuzluklarını kabul ediyormuşçasına, sanki kendileri geri gönderecekmiş gibi git evden iade kodu getir gönderelim mantığındalar. Yani ben rengini beğenmediğim bir çantayı geri gönderir gibi bin parçaya bölünmüş tabağı geri yollayacağım adamlar da e bunu sen kırmışsın demeyecek... Sana mı soracaktım ne alacağımı güzel kardeşim? Hadi ben sana sordum da almadım diyelim. Sen almasan, ben almasam senin o dükkan akşama kadar neyle dolup taşacak? Sabah sevkiyatında şubedeydim neredeyse sadece online satış yapan firmaların kolileri vardı ve şube müdürü "herkesin kolisini açtırsak sevkiyat yapamayız" dedi... Hah işte tam olarak mevzu bu! Halkı keriz yerine koyup, kütüklemeye devam edin... Yapamayız dediğiniz o sevkiyatlar bizim! Bize hizmet ediyorsunuz... Aynı şubeden tek bir roman yolladım 9 lira ödedim, bir koli ürünüm kargo ücretsiz geldi... Velev ki kampanya saati değildi, 7 lira kargo ücreti verdim.. E bunun evden kalkıp en az yarım saat araç kullanıp avm ye ya da çarşıya gitmesi var, otopark bulması var, hadi buldun 5 liradan başlayan otopark ücreti var, mazotu var, bir şey almaya gidip on şey alıp dönmesi var... Demek ki kargo şirketleri bunun için var... Eee şimdi çok sevgili kargo kızı sen olsan çeyizini bile internetten dizmez misin? Hatta hazır kargo şubesinde çalışırken her şeyini bedava getirtmiyor musundur?
İşte hal böyleyken böyle, yurtdışı alışverişi yasaklayanlar yurtiçinde de her türlü sinir edecek bir şey buluyorlar ki evde oturup çocuk doğurun, çalışmayın, giyinip, süslenmeyin.. Yerinizi bilin!.. (Son dönemde artan kozmetik fiyatlarının farkındayız di mi?.. Alkol gibi sigara gibi bir şey artık kozmetik...)
üst üste atabilirsiniz ama sorun yok yani...
*ben yazıyı yazmadan önce yurtiçi kargo sorunun çözülmesi için twitterdan iletişime geçmiş.. sorunum limango tarafından çözülmüştü zaten ama umarım sonraki alışverişler daha güvenli olur...
*yazıya başlık bulamadım kendimi kompozisyon sınavında hissettim, klasik sorunsallarıma bağladım yine :s
1 Haziran 2012 Cuma
Leyla
Balkanlarda "kadın" olmanın en ağır bedelini ödeyenlerden Bosnalı Leyla'nın gerçek yaşam öyküsü ve toplama kampında yaşadıkları...
Tecavüz üzerinden siyaset yapanların ve destekçilerinin sağduyularını yeniden kazanmaları için, hayatın acı yüzünü görmeleri için doğru bir seçim olacaktır...
*Bir yerlerden eğer bu yazıyı görüyor olma ihtimali varsa Eskişehir eyleminde yırtınan "ben de bir kadınım" diyen kadına sesleniyorum evet sen de bir kadınsın ama yeterince acı yaşayıp, kürtaj yaptırmak zorunda kalmamış bir kadınsın muhtemelen... İnsanların yaşamlarına kimsenin müdahale hakkı ve bu biçimde ağır eleştiri hakkı yoktur!! Sağlık bakanı çıkıp "kadınlar isterlerse bebeklerini karınlarından kazıtabilir küretebilir" diyerek yaptıkları ayıbı dramatik bir tabloya dönüştüremez.. Döner bıçağıyla kadının bedenine girişen doktor algısı yaratacaklar utanmasalar...
O değil de Allah'ın verdiği barsağı niye kestirdiniz sahi?... Öbür dünyaya eksik gitmek olur mu şimdi?...
Tecavüz üzerinden siyaset yapanların ve destekçilerinin sağduyularını yeniden kazanmaları için, hayatın acı yüzünü görmeleri için doğru bir seçim olacaktır...
*Bir yerlerden eğer bu yazıyı görüyor olma ihtimali varsa Eskişehir eyleminde yırtınan "ben de bir kadınım" diyen kadına sesleniyorum evet sen de bir kadınsın ama yeterince acı yaşayıp, kürtaj yaptırmak zorunda kalmamış bir kadınsın muhtemelen... İnsanların yaşamlarına kimsenin müdahale hakkı ve bu biçimde ağır eleştiri hakkı yoktur!! Sağlık bakanı çıkıp "kadınlar isterlerse bebeklerini karınlarından kazıtabilir küretebilir" diyerek yaptıkları ayıbı dramatik bir tabloya dönüştüremez.. Döner bıçağıyla kadının bedenine girişen doktor algısı yaratacaklar utanmasalar...
O değil de Allah'ın verdiği barsağı niye kestirdiniz sahi?... Öbür dünyaya eksik gitmek olur mu şimdi?...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)
