20 Mayıs 2013 Pazartesi

Akne, LDL, Polikistikover Aşk Üçgeni..

Cehennemimsi bir Adana gününden merhaba...
Bir kısır döngünün içinde çıldırmaya yüz tuttum :)
Uzun zamandır yüzümde tek tük ve omuzlarımda vs akne sorunu yaşıyordum ama doktora gitmeyi erteliyordum. Çünkü neredeyse göz doktoruna bile gitsem senin bir şeyin yok, psikolojik diyecekler..
Uzun yıllar polikistikover yani bildiğimiz basit yumurtalık kisti tedavisi kapsamında, piyasadaki her çeşit hormonu kullandım. Tabii ki kendi isteğimle değil, doktordan doktora sürüklenerek...
Bununla ilgili pekçok tedavi yaklaşımı okudum, hatta en son kadınlar kulübünde hacamat falan diye bir şey okudum, yok ilişkiye girmeden orana burana şunu sür, bunu iç her türlü kistte çocuğun olur şeklinde yazmışlar bir de bunu dini konulara bağlamışlar.. Online forum değil de kanlı canlı bir şey olsa kafa atacaktım yani..
Bu sendrom bir kısır döngü.. Şeker hastası olmadığınız halde, insülin direnci oluşuyor ve vücudunuz şeker hastasıymış gibi tepki veriyor. Testosteron seviyesi, kadınlar için normal seviyede bile kalsa belirtileri olan erkek tipi saç dökülmesi, tüylenme, kilo alma, akne sorunları görülebiliyor ya da birlikte görünüyor...
Yaklaşık 10 farklı kadın doğumcuya 7 yıl boyunca gittim, suratınıza bakıp ilaç yazma potansiyeline sahipti birçoğu.. Hastalığın nedenini bilmiyorlar, bünyeye bağlı diyorlar. Ailevi bile değil yani.. Herhangi birinde, herhangi bir şekilde ortaya çıkabilirmiş, güya!
Ayrıntılı hormon ve enzim tetkikini yapmak işlerine gelmiyor, birçoğu o sonuçları değerlendirebilecek durumda değil.. Basit bir kan tahlili yaptırıp, bir sürü yüksek ve düşük değer varken doktorun suratınıza bakıp "bir şey yok basit bir kansızlık ama ilaca gerek yok" demesinden daha kötü bir durum.. Para kazanabilecekleri sezaryen ya da tüp bebek hastası değilim, bu sebeple de Türkiye'de kadın hastalıklarının umursanmadığını, doktorların sadece doğuma endekslendiğini düşünüyorum.. Kimse kusura bakmasın, bazen gördükleri şiddet hiç de haksız değilmiş gibi geliyor..
Endokrin uzmanına gidiyorum, Tahlil yapabilmemiz için, 6 ay hiçbir hormon almaman gerek diyor, 6 sonra gidiyorum hormon tahlili yaptırma ihtiyacı bile duymadan "ben senin belirtilerini biliyorum" diyor ve bu kadın Başkent Hastaneleri gibi bir kurumda çalışabiliyor..
Regllerim çok gecikirse kullanmam üzere bir ilaç verildi, bunun dışında tedavi yok.. Çocuk doğur geçer diyorlar. Eminim, bu sorunu yaşayanlarınız bu cümleyi gittiğiniz doktorların yarısından duymuşsunuzdur..
Çocuğunuzun olabilmesi için de sizi tedaviye alıp, oradan da para kazanıyorlar. Oysaki doğal yöntemlerle gebe kalabilen pek çok pcos'lu var..
Ben şu andaki belirtilerimden rahatsız olduğumu "çocuk doğurana kadar" bu belirtileri baskılayıcı bir tedavi istediğimi her doktora söylesem de varılan tek sonuç var; düzenli uyku, düzenli beslenme, şekerinizi yükseltmeyecek glisemik indeksi düşük gıdalar tüketmeniz, spor yapmanız...
Yani iş yine bizde bitiyor.. Kilo vermeyi desteklemek için de metformin ilaçlar verebiliyorlar. Bu da yine Allah'a emanet... Normalde şeker ilacı ama onlara o kadar da zararlı görünmüyor, direk verebiliyorlar.. :)
Saçlarımdan ümidi kestim, oldukları kadarı bana yetiyor artık. Akneler için bugün cildiyeye gittim, "senin sorunun hormonal, nasıl tedavi etmezler?" dedi. Roaccutane ya da acnegen başlayalım dedi fakat tahmin ettiğim üzere, tahlil sonuçlarımda LDL yüksek çıktı. Bu yüzden başlamadık, dahiliyeye gönderdi. O da kolestrol ilacı vermedi, gençsin dedi, diyet verdi. Normalde fazla et yemem, yağlı yiyemem ama karbonhidratlar da şekeri yükselterek kötü kolestrolü yükseltebiliyormuş. Bu yüzden karbonhidrat yasak, 6 hafta kadar diyet ve yürüyüş yapmam gerekiyormuş. Roaccutane gibi bir ilaca başlamak için bile benim çile çekmem gerekiyor :s Hiç kusura bakma cicim temmuzun ağustosun göbeğinde içmeyeceğim seni..
Sonuç olarak doktorlar aralarında anlaşamadı, tüm sorunlar birbirini tetikledi. Ben yine elimde bir imex ve başka bir kremle geri döndüm :)
Polikistikoverlilere tek tavsiye edebileceğim düzenli uyku, sizin tavsiyelerinizi de almak isterim..
Akne içinse zaten temizlemeyle ya da kullandığımız dermokozmetik toniklerle falan ilgisi yokmuş. Sebum salgısı hormonlardan etkilendiği için, dışarıdan yaptığım şeyler sorunu çözmeyecek..
Son 10 gündür Sudocrem kullanıyordum, çok mucizevi bir ürün değil bence ama geceleri kullanınca sabaha biraz söndürmüş oluyor akneleri. Burun çevresi kızarıklıkları ve bir iki çil şeklindeki güneş lekesinde de deniyorum, bir sonuç alırsam yazarım..
Sevgiler..

EDİT: Bu yazıyı yazdığımdan beri herhangi bir kadın doğum ya da endokrin uzmanına gitmedim. Akne için 3 ay roaccutane  kullandım, ciddi faydasını gördüm. Yan etkisi çok fazla ama benim için tek çözümdü. Tüylenme için, lazer forever! Regllerim bilinmeyen bir şekilde düzene girdi. Yıllarca içirdikleri doğum kontrol ilacı sebebiyle sağ mememde fibrokistik yapılar var, arada ağırıyor. Kendinizin doktoru olmayı öğrenin, karbonhidratı azaltın ve yağ dokusunun da bir endokrin bezi gibi çalıştığını unutmayın. Yani düzenli beslenme ve stresi azaltma çabalarım bende işe yaradı. 

16 yorum:

  1. Aynı şeyleri şu an kardeşim yaşıyor. Kaç doktora gitti. Ama hepsi aynı şeyi söyledi. "Kansızsın". Kan ilacı veriyorlar. Biraz düzeliyor ilaç bitince yine aynı. Onda da aynı sorunlar var. Tüylenme, akne, saç dökülmesi. Ama o kilo almıyor tam tersi kilo veriyor. Kardeşimde de polikistikover var diye düşünüyorum ama doktorlar yok diyor. Halbuki bütün özellikleri tutuyor. Bugün bir doktora daha gitti. Kist var demiş. Bilmiyorum ne olacak. Geçmiş olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşin tuhafı demir seviyesi normale yakınsa bile saç dökülmesi için takviye almak gerekli, tahliller normal çıkıp, uzunca süre doktorum ilaç vermeyince en son kendim istedim, aile hekimi demir ve çinko yazdı. Şu an çok düzenli kullanamadığım için sonuç alamadım ama..
      Ben tedaviye başladığımda çok zayıftım.. Dayanabiliyorsa hormon ilaçlarına başlamasın bence..

      Sil
  2. Polikistik over - yaşayan bilir bunu, gerisine çok bir şey ifade etmeyebilir. Ruhum huzursuz bir kere benim, ilaç aldığım zamanlar almadığım zamanlar, tek fark regl olmak ya da olmamak - işte bütün mesele de bu! Hormonlar bir yana, kilo alma-verememe-zor verme kısır döngüsüne ne demeli? Jinekolog seçimi ise başlı başına işkence, zaten dertliyim, jinekolog da en rahat ettiğim yer değil şu dünyada, sen beni neden daha fazla gerersin ki? Öyle doktorlara denk geldim ki, insan bile değillerdi bence - doktorlukları değil insanlıkları sorgulanmalı önce!
    40-56 günde bir regl oluyorken, kilo verdim ve 28-33 gün seviyesinde olmaya başladım (daha vermem gereken 10 kg. daha var) ama sivilceler derseniz - hiç sivilce ilacı kullanmadım, yüzümü temiz tutup sivilceleri kapatma yoluna gittim ben, denemediğim (ilaç hariç) ürün kalmadı diyebilirim, biri diğerinden üstün bir etki göstermedi malesef. Çenemde ve boynumda kafalarına göre birer ikişer çıkıp duruyorlar, onlar çıkıyor ben kapatıyorum.
    LDL yüksek tabii, şekerim düşük çok şükür, tek tesellim tüylenme sorunumun olmaması.
    Kilo vermek ve sağlıklı beslenmek bende işe yaradı - ama o kistler hep orada duracak, çocuk yapmaya karar verdiğimde bakalım neler olacak, yaşım ilerlediğinde rahmimi aldırmak zorunda kalır mıyım, menapoza erken girer miyim - çocuk için elimi çabuk tutmalı mıyım, vs. vs. kafamda deli sorular var.
    Hiç bir hastalık için internet iyi bir kaynak değil malesef, çocuk doğur geçer hastalığı değil bu - benim de bir çocuğum olacak mı acaba hastalığı olabilir olsa olsa! Hele hele kıçını başını okut, bilmemnerene bilmemne sür mantığının hala devam ettiğini gördükçe daha da sinirleniyor insan...
    Benim de PKO'lulara naçizane tavsiyem: sağlıklı beslenme (varsa) fazla kiloları verme ve hayatlarındaki stres faktörünü azaltma olacaktır.
    Sağlıklı günlerde görüşmek üzere :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaklaşık aynı şeyleri yaşamışız.. Yeni bir doktora gittiğimde, masasından kalkıp eğilip göbeğime bakıp "kaç haftalık?" diye sırıtan bile oldu :s Bebek değil göbek o dedim :)
      Kilo alma, mantık çerçevesinde ilerleyen bir kısır döngü olsa belki bir nebze saygı duyarım ama bazen hiçbir şey yapmadığım halde zayıflıyorum, bazen hiçbir şey yemediğim halde 5 kilo almış buluyorum kendimi :s Yine de normal kilolu sınırındayım hala :)
      Rahim için endişelenecek konu, regl gecikmeleri ama seninki insani sürelere inmiş :) Uzun süreler geciken adetlere maruz kalanlarda rahim duvarı kalınlaşması sorun oluyor.
      Menopoz herkeste olduğu gibi yumurta rezervine bağlı, bizim durumun olumsuz bir etkisini bilmiyorum.
      Doğum kontrol ilacı kullanırken tam bir psikopattım, hayatımda hiç kimseyi bırakmadı sağ olsun.. Üstelik yaşadığım ciddi kalp sorunlarını da hiçbir doktor üzerine alınmadı. Deli gibi çarpıntım vardı, yürüyemiyordum vs ama kadın doğumcular da kardiyologlar da doğum kontrol ilaçlarını masum gösteriyordu..
      Yaşamayanların anlamayacağı, "yuh bunları bir iki kist mi yapıyor?" diyeceği bir durum gerçekten..
      Hepimize geçmiş olsun :)

      Sil
  3. Sırf pcoslu oldugumdan geçen sene tez konum olarak bunu seçmiştim. Malesef hastalığın nedeni tam belli olmamakla birlikte genetik olarakta etkili. Yani ailesel değil diyemeyiz. Kesinlikle kilo bu hastalığı tetikleyici. Verdikleri doğum kontrol haplarını içip bıraktığında, başlamadan önce ki süreçten daha kötü hale gelebiliyorsunuz. Şahsen tüylenmem azken başladım 1 yıl sonra bırakmam gerekti, bırrakınca düzensizlik yoktu düzensizlik, kilo alma, daha çok tüylenme... Neyse kilo vererek ve epilasyona giderek az da olsa çare buldum. Yumurtalıklarımın tem,z olmasına seviniyorum.. Allah kimseye tedavisi olmayan hastalık vermesin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana kalıtımsal olmadığı söylendi, zaten ailemde böyle bir sorun yaşayan kimse yok. Son yıllarda artması, tanı imkanlarının fazla olmasındanmış gibi gelmiyor bana. Kime rastlasam kistim var diyor, bu yüzden de kalıtsal olmadığını düşünmüştüm. Beslenme alışkanlıkları ve domatesimize bile hormon karışması bozdu bizi :s
      Ben de ilacı bırakınca düzensiz hale geldim ama onu da dalga geçer gibi kendileri yapıyor.. Yıllarca doğum kontrol ilacı verip, sonra meme kanseri riskini arttırıyor dediler, bıraktırdılar..
      Zaten anladığım kadarıyla, sadece progesteron almam gerekirken kombine hormon yüklemesi yaptığı için de zararlı..
      Kesin bir tedavisi, operasyonu olmadığı için insanların ciddiye almayp, önemsiz bir şeymiş gibi görmesine çok sinir oluyorum. Oysaki kalp damar hastalıklarının gelişmesinden bile sorumlu olabiliyor..

      Sil
  4. Roaccutane ve türevi ilaçları mümkünse lütfen kullanma.Vücuttaki tüm sıvıyı kurutuyor.Buna beyin sıvısıda dahil.Karaciğerde ciddi hasara neden olabiliyor.Ayrıca 40 küsür yaş altı kadınlarda kullanımı cinayet diye tanımlayan bir doktor arkadasıma göre kısırlığa neden olabiliyormuş.Gittiğin doktorlara bu anlattıklarımı söylesen hepsi de yok öyle bir şey her ilaç kadar yan etkisi var diyecektir.Sana daha önce bahsettiğim soğan kürünü denedin mi ? Sivilceler pko sonucu hormonal muhtemelen.Bu kürde pko için çok iyi diye duydum.İşe yarar mı bilemem ama en azından Roaccutane gibi ağır kimyasala maruz kalmazsın.En kısa zamanda şifa bulman ümidiyle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlaç kullandığım için soğanı denemedim hala, tadından da korkuyorum aslında :))
      Bu yazıdan sonra da ekşi sözlüğü okumaya devam edince iyice tırstım.. Elimde bir kutu roaccutane kafayı çekerken falan bulunabilirim :s Zaten çoğu kişide 3-5 yıl içinde tekrarlayabiliyormuş.. Daha önce zoretanin kullanmıştım, onun da etkileri benzer ama ikisini de tekrar kullanmaya korktum şu an :s İlaç içecek kadar kötü olmazsam kullanmayacağım sanırım..
      Komedonları sıkmamayı öğrenmem gerek bunun için :) Sıksam da sıkmasam da şişip akne oluyor salaklar :s

      Sil
    2. Komedonların üzerine aspirini ezip azıcık sulandırıp sürersen az da olsa faydasını görürsün.İltihaplı akneleri de steril bir iğneyle delip hassas bir şekilde iltihabı temizleyip antibiyotikli bir merhem ( furacine , teramicine , bactroban ) sürersen toparlanır.Bactroban kullanıyorum ben mesela.Bu yöntemlerin hepsi doktor arkadaşlarımdan öğrendiklerim.
      Soğanın tadı konusunda da haklısın ama kimyasala maruz kalmaktansa katlanılabilir diye düşünmekteyim :)

      Sil
    3. Ben bu konuşmamızı unutmuşum :s Resmen kafama esti roaccutane a başladım .s Bir ayı geçti ama benim komefonlar hala direniyor...

      Sil
  5. nasil mesgulum anlatamam yaziyida ustunkoru okudum :( bu sorunun ugramadigi kadinmi var, tatlim kisaca yaziyim kismen karatay diyeti yapiyorum cokta faydasini gordum ekmegi aksam yemeginde kestim yerine bulgur turevi yiyorum 6 kilo verdim ustelik rejimsiz nerdeyse ekmek dusmani olucam meger ne zararliymis, un/tuz/seker azalilacak gerisi geliyor, cildin icin eski usul hacisakir beyaz sabun denedinmi? ben yuzumu her banyoda resmen fircalarim ust bedenede sadece sabun kullanirim bi dene bakalim derim. dertsiz insan yok takma kafaya
    Gulbeseker

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Killi sabun, yeşil sabun her bi şey kullanıyorum :)
      Yüzüm için imex ve başka bir jel verdi aslında bunlarla bile iyileşiyor gibi o yüzden roac içmeyi düşünmüyorum :s
      Aslında beni rahatsız eden bir kilom yok ama doktorları mutlu etmek ve biraz daha düzene girmek için glifor'a başladım. Şekeri kontrol altında tutarsam ldl düşecekmiş öyle dedi doktor :)
      Ben yağlı şeyler yemediğim için kolestrolün neden yükseldiğini anlamıyordum ama unlu gıdalar da neden oluyormuş..
      Benim de blog okuyasım gelmiyor yahu.. Havalardan mı acaba? Gerçi sen meşgulmuşsun ama bana bir bahar yorgunluğu geldi :))

      Sil
    2. ^_^ Aynen yaz rehavetimidir nedir yazılan bütün yorumlar gözüme aynı görünüyor cok sevdiğim bitenler yazısı bile okuyamiyorum, böyle giderse 3 ay mola verip mevsimlik blogger olacağım :)))

      Sil
    3. Mevsimlik blogger :D Sürekli yazı girmek çok anlamsız geliyor bana bazen :s Son indirimde aldıkları cilt ürününü bile ertesi gün tanıtanlar falan oldu, resmen yazmış olmak için blog yazıyorlar.. Benim de ne yazasım ne okuyasım geliyor..

      Sil
  6. Glifor 'un herhangi bir yan etkisini ya da faydasını gördünüz mü Seçil Hanım? bende de pos var ; kullandıktan sonraki izlenimleriniz nedir?

    YanıtlaSil
  7. Aynı içerikte pek çoğunu denedim, en az yan etki glifor'da oluyor. Zayıflamaya çok yardımcı bu da pko sendromunun belirtilerini azaltmaya çok yardımcı. Ama önce bir doktora görünüp yüklemeli şeker tahlili yaptırmalısınız. Gizli şeker denilen insülin direnci varsa bu tedavi size iyi gelecektir. Onun dışında kendi çabanızla vereceğiniz (spor ve dengeli beslenme) size aynı faydayı sağlayacaktır...
    Ben bu ilaçları çok uzun süre kullanmadım hatta şu anda hiçbir ilaç kullanmıyorum pcos ile ilgili. Regllerim arada gecikiyor yine ama kafsma takmamaya çalışıyorum ancak bu şekilde stresimi düşük seviyede tutabiliyorum..
    Size de sağlıklar dilerim...

    YanıtlaSil