7 Kasım 2014 Cuma

Yeni Saç Kesimim


 Sen git bir dünya saç ürünü stokla, arabaya bile saç köpüğü koy sonra Amelie kafasına gir :(
Hayatımın en uzun, kendince en güzel ve en dökülmeyen saçına sahip olmuşken, gittim kestirdim!

İnsan gibi spor yapmak istiyorum artık ama normal şartlarda bile acıyor diye saçını tarayamayan bir insan evladı olduğum için her gün banyo ayini düzenlemeyi göze alamadım.
Bu açıdan bakınca, çok büyük kolaylık.. Duş süresi en az yarıya iniyor. Krem, maske, hatta kurutma derdi yok.


Diğer kestirme nedenim ise düz bir kesim istediğim halde, her seferinde katlı kesimle eve taburcu edilmemdi! Alttan yeni çıkan çok saçım olduğu için, ortada buluşsunlar istedim :)
Arkadaş bu sefer de bir dümdüz kesmiş, saçımın arkası delice kabarıyor.. Benim bu kadar saçım mı vardı yahu?

Önlerdeki asimetriyi ben istedim ama kesmemek için ısrar etti.. Hayır, o kadar radikal karar vermişim, asimetrimi mi yediricem? Kes işte...
Bildiğimiz 200 yıllık küt saç işte..Öyle herkes kesemez diye bir saat anlattı... Her zamankinden fazla para aldı. Hiçbir şeye benzemiyor bu. Galiba kuaförüm antropoza giriyor...
Böyle fönlü bakınca fena değil de yıkayınca hiç sevmedim....
Yıkayamıyorum diye kestirdiğim saçı, uzasın diye manyakça yıkarım artık...

Kiler markette % 50 indirim hala devam ediyormuş. Yine yaramazlık yaptım :)
Bu arada normalde yeşil sermayenin marketlerine girmediğimi söylemiştim de bu kiler arkadaş her yerde yok mu?
Ne zaman bu indirimi paylaşsam, yorumlarda nereden aldığım soruluyor :/ Yazıyorum işte neyi soruyorsun hala? :(

Yeri gelmişken, sorup cevap alamadığınız bir şey varsa mailden, iletişim formuyla vs ulaşabilirsiniz. Ancak lütfen kişisel alışveriş danışmanı ve dermatolog muamelesi yapmayın bana... Elimden geldiğince kozmetik öneriyordum ama artık cilt sorunları da soruluyor.. Beni aşar..

Ailenizin küçük kızından sevgiler..
İyi sabahlar. 

5 Kasım 2014 Çarşamba

Dev Gratis İndirimi Alışverişim

Uzun zamandır Gratis indirimlerini fazla abartmıyordum ama bu indirimde tabii ki kaçınılmaz son vuku buldu :)
Hem ihtiyaç alışverişi yaptım hem de her zaman indirime girmeyecek şeyleri almaya çalıştım. Pamuk, ıslak mendil vs alınmasa da olurdu ama el alışkanlığı :) Birçok arkadaşım daha indirim bitmeden, fiyatlarıyla beraber güzel güzel anlattı ama mağazalar o kadar karışık ki burada bir ürün göstersem bulmama ihtimaliniz ve doğru etiketli fiyatı görme ihtimaliniz pek azdı. O yüzden hem birkaç parça için, neyi niye aldığımı anlatmak istedim hem de kullandığım ürünleri anlatacağım.

Ve söylemek isterim ki bir iki parça The Balm'dan başka bir daha Gratis'e adım atmam! Bunu instagramda paylaştığımda trip attığımı bile söyleyen oldu ama 300 küsur lira harcadığım alışverişte "naylon poşet" istemek, hakkım zannediyorum! Çok sayıda wasa ve cam şişede soğuk çay vs aldığım, 40 küsur parça alışverişte Gratis çalışanları 2 büyük poşete alışverişlerimi tepti! Ve poşet konusunda yardımcı olamayacaklarını söyledi!

200. mağazayı tesadüfen açmadılar, bu indirim spontane gerçekleşmedi! Mağazalara poşet bile yollamadan indirim mi yaptınız yani? İndirimin ilk gününden itibaren insanların kartlarına yüklemediğiniz puanlarla, hatta kart çıktı çıkalı yüklemediğiniz puanlarla zannederim herkese poşet ve alışveriş çantası verebilirdiniz!!
Öte yandan hepinizin bildiği gibi camlarda ve reyonlarda koca koca "TÜM ÜRÜNLERDE %5O İNDİRİM" yazdığı halde çark edip %46 demeye başladılar! Evet çok önemli bir fark değil ama tüketici haklarını ve binlerce insanın alışverişini bir göz önünde bulundurun! Tüketici haklarından zaten bihaberler değişim ve iadede her türlü sorunu çıkarmaya hazırlar! Fişiniz bile olsa renkli kozmetiği almamak için diretiyorlar! Bal gibi de almak zorundasınız efendim! İndirimden sonra gelin diyorlar, indirim sonrası yine indirimli fiyata verecek misin??

Her zaman söylüyorum, renkli kozmetik dışında ihtiyaç ürünlerinin çeşitliliği ve onların da indirime dahil olması sebebiyle Gratis'i tercih ediyordum fakat tüm ürünlerin fiyatını arttırıp üstüne bir de müşteriye köpek muamelesi yapan "almak zorunda değilsiniz" diye basbas bağıran bir mağazayla ilişiğimi kesiyorum..
200 mağaza açabilecek noktaya sizi taşıyan insanlara vereceğiniz karşılık bu olmamalı.. En azından karşılarında muhattap bulabilmeliler... En azından ayda 1000 lira verip, instagram hesabını aklı başında birine emanet edin de sorulara cevap versin.. İlginç bir kafa ile blogger'sanız daha çok sallamıyorlar..


İlk alışverişm yukarıdaki gibiydi. Hem benim hem evin şampuan stoğu azaldığı için, her zaman kullandığım  Finesse hacim şampuanın yerine bu kez nemlendirici olanını ve Otacı ısırganlı şampuanı aldım. Limonlu şampuanlarını çok seviyorum ama dökülmelerim için ısırganlıyı denemek istedim.
Sevgilime Yardley deodorant aldım, odunsu bir koku. Yardley papatyalı parfümü herkese tavsiye ederim, kadın parfümlerinin çoğu gül notası da içeriyor ama en çok papatyalıyı seviyorum. El kremi gibi ürünlerini mağazada denedim fazla kokmuyor sanki..
Artık pamuklar %40 indirime girmediği için birer tane attım sepete, zaten 1 yıl yetecek kadar stoğum var ve Benri pamuk eski kalitesinde değil..
Genelde dikkatlerden kaçan Eklips'in çorap, çamaşır falan gibi ürünleri de var. Bu kez onlar da yağmalanmıştı :) Birkaç çorap aldım, soket çoraplar bileği sıkmıyor, benim gibi sorunluysanız tavsiye ederim..

 Yine her zaman indirimde bulamayacağım için ojelere saldırdım.. NK hızlı kurutucu ve çukurluklar için tırnak bazını aldım. Tırnakta yatay çukurlar, tırnak etini kesenlerde olurmuş ama ben manikür yapmıyorum, kesmeyi bıraktıktan sonra başladı, ilginç!
Essence oje düzelticiyi ilk kez aldım, bantlı ürünü bile denemiş hayvanlar.. (Valla kusura bakmayın, yazar burada başka sözcük bulamıyor...)
Rebul miniş kolonyalar, çantamın vazgeçilmezi, uzun süre yetiyor. Normal fiyatı 2,50 lira civarı.. Mandalinalıyı çok seviyorum, bu kez misket limonlu da aldım.
Essence'ten almayı planladığım çok ürün vardı ama tabii ki zahmet edip buraya yollamıyorlar! Ojeyi dokulu hale getiren üst cila aldım. Essence ojelerle çalışıyormuş ama diğer ojelerle denenecek tabii ki..
China Glaze'in Gratis'e gelen renklerinden en çok istediğim Fifth Avenue idi, dayanamayıp aldım. 9 liraya falan denk geliyor. Pahalı olduğunu düşünebilirsiniz, ben de ojeye para vermek istemeyenlerdendim ama hem gramajı fazla hem de duruşunu çok seviyorum. Az olsun benim olsun denebilecek çok güzel renkler var, bu şekilde mini bir koleksiyon yapabilirsiniz..
 Fazla Pastel ojem yoktu ama bu ara Pastel'e taktım, içeriğinden emin değilim ama içeriği en iyi Türk markası diye okumuştum, galiba sitelerinde içerik açıklaması vardı.. Yapıları da güzel, sadece ince fırça olayını sevmiyorum..

 Gelelim alışverişin en cici parçalarına.. The Balm'ın yeni ürünlerinden hepsi alınabilirdi, hepsine bir kulp taktım ve 2 parçayla kurtuldum. Read My Lips glosslar, ışıltısız ve opak olduğu için bir tane denemek istedim. Hawaii paleti ise mat aydınlatıcı renginden ötürü aldım.. Farları ve allığı güzel olsa da California'da da gözüm kaldı, Smoke Balm'la beraber daha sonra alabilirim. Bu paletin normal fiyatı 30-35 liraydı, küçük bir palet için indirimli fiyatı çok uygun..
Ecotools fırçalarımı hala Amazon'dan alıyorum ama Airbrush kapatıcı fırçası burada da yeterince uygun 12 liradan iniyor ve pıt pıt uygulamak için iyi bir fırça, yedeklendi..
Lee Stafford kuru şampuanı ve Akat köpüğü hem denemek hem arabada taşımak için aldım..
Crystal alüminyumsuz (aslında büyük moleküllü bir alüminyum bileşiği içeriyor!) lavantalı deodorantı çok seviyorum, papatyalıyı da denemek istedim. Lavanta hala favorim sanırım, bayan bir koku değil, lavanta sevmeyenler de bir deneyebilir.


NOB asetonsuz oje çıkarma mendillerini çok seviyorum, yağlı yapıyı sevmeyenler olsa da tırnağı kurutmadan çıkarıyor, simli ojelerde bile fena değil bence..
Rebul seti daha önce normal fiyatıyla 17 liraya almıştım, yedeğin yedeğini aldım :P Evlenince misafir kolonyası olacak kendisi. Biraz sorunlu olabilirim :P Bulaşık süngeri koyma şeysinden çeyiz olur da kolonyadan niye olmasın? :)
Palmolive seti, çantası için aldım, küçük boy olduğu için aslında çok da uygun değil, çok zorlayınca büyük boyları bile 5-6 liraya düşüyor zaten.. Çilekli ve vaniyalı body butter duş jeli ve sabunları çıkıyor..
Fussbalsam ayak kremi, aslında bir teyze için soruyorduk, elimde kaldı aldım :) 3,5 lira yazıyordu, indirimsiz fiyatı buysa çok uygun..


Ortadaki pembe eleman yine bir Eklips ürünü, bir ucu fener, diğer ucu şişe açacağı anahtarlık. Ağırlık yapmazsa kullanırım, olmadı arabayı bekler :P
Açma tarağı pek kaliteli deği, zaten fiyatı çok uygundu ama gerçekten acıtmadan çok kolay açıyor saçı.. Lionesse'nin..
Ayak rendesini anneme aldım, bu tip rendeleri çok kuru ya da çatlamış topuklar için kullanmak gerek. Normal durumda topuklarınız varsa bu biraz fazla kaçar, daha fazla kuruma olur.
Perge epilasyon yayını, çalışanın tavsiyesiyle seçtim. Kaş çevresini almak için istiyordum ama daha önce kaşı alamazsınız demişlerdi. Çok zorlayınca gayet de alıyor :) İp kadar acıtmıyor bence, Aşağıdan yukarı doğru almak gerekiyor..
İkili, küçük donut toka aldım. Benim saçım için büyükler, fazla büyük kalıyor, içini dolduracak kadar saçım yok :/ İlk kez küçüğünü görünce, attım sepete..
Ve küçük tel toka aldım, bunu da ilk kez görüp kendimi çok cahil hissettim :) Saçımın ön kısmını tutturmak için böyle bir şey istiyordum, adamlar icadetmiş bile :P Tek elle açması biraz zor ama..
Emotion deodorantı Şebnem Shirley'de çok sık görüyorum, bu yeni olanını bulabildim sadece..


Essence kirpik bazını sevmeyen çoğu kişi var sanırım. Flormar'dan biraz farklı, daha fazla ürün geldiği için geç kuruyor. Fırçayı sıyırarak ve iyice kuruduktan sonra maskara sürmenizi tavsiye ederim. O şekilde kullanınca ben beğendim. En azından daha uygun fiyatlı..
Essence kalem konusunda biraz abarttım, bende olduğu halde Taupe me  kalem almışım. Çok isteyip bulamadığım Berry Merry, Teddy, Behind the scenes kalemlerini bayılarak aldım. Ayrıca Extra Long Lasting Eyeliner Pen ürününü, keçe uçlu kalem eyeliner denemek için almıştım, çok beğendim. Daha önce kullandığım Avon renk vermiyordu ve hemen kurudu. Rival de loop da yarı saydam ve hemen akıyordu, bu gayet koyu ve kolay sürümlü...

İkinci günün alışverişi de pek masum değildi.. Bunları gerçekten kullanıyor musun dediler yine.. Fotoğrafın yarısı yiyecek içecek yalnız :)) İki poşet verilen alışverişim yukarıdaki gibiydi... Gerekli önlemin alınacağına dair bir mail aldım, ayrıca aramışlar da ama görüşemedik.. Neyse instagramı dikkate alan olmasa da sitenin şikayet formunu okuyan varmış..
Wasa'ya boşuna para vermeyin.. Kuru ekmeğe peynir sürmüşler gibi bir şey.. Tatları güzel ama ot gibi..
Colgate optik beyaz'ın bu ikili paketi 11 liraya kadar düşüyor ama o fiyat üzerinden indirime girdiğini pek sanmıyorum..
Lypsyl'imi kaybettiğim için yeni çeşidini almaya hakkım vardı :)
Essence Pure Skin serisinden memnun kalanı duymadım ama gözenek arındırıcı seruma şans vermek istedim. Serum dese de losyon kıvamlı bir ürün..


Bee Beauty portakallı vücut losyonu almıştım daha önce ama çekilişe koyunca, aynı seriden elmalı duş jeli aldım. Bu çok daha güzel kokuyor.. Soldaki minişler ballı yüz peelingi ve nemlendirici, %90 dan fazla doğal içerikliymiş. Nemlendiriciyi çantamda taşımak için aldım, peelingi de deneyeceğim. Boyutları biraz küçük 16 gram, 9 liradan indi fiyatları..
Nivea Lip Butter'ı amazondan almaya çalışmışlığım var zamanında.. Biraz fazla parfümlü, el kremi gibi geldi kokusu :/ Henüz denemedim, umarım kullanabilirim.


 Unify parfümü gidip gelip kokluyordum, internette notalarını bulamadım ama şekerli, fazla baymayan ama ağır bir koku. Çok kalıcı değil ama zaten kocaman 100 ml. 56 liradan indi. Tester'ı olduğu halde kutuyu açmışlardı, gerçekten çok ilginç bir milletiz.. Son kaldığı için aldım..
Yassı süngerlerden denemek istedim, en uygunu Lionesse'ydi. Bu ara süngerle farklı bir uygulama yapıyorum, belki bir video ile gösteririm..
Yüzük ve kolye asmak için bu hatunu aldım :) 16 liradan düşüyor fiyatı. Gözümün önünde olmazsa, takılarımı yıllarca unutma potansiyelim var :)


 Mağaza içinde ufak bir kriz yaşadım, China Glaze şişelerinden biri sepete döküldü. Ben de çalışan bulamayınca, bulsam da bana ödetecekleri için, içini değiştirdim. Gratis'i ufak bir zarara uğrattım :)
Bu noktada söylemek isterim ki zarar verdiğiniz ürünü size ödetmeye kalkarlarsa tutanak tutulmasını isteyin, tüm ürünler sigortalı, hiçbir şey ödetemezler! Gratis çalışanları ısrarla, zarar gören malı çalışanların ödemek zorunda kaldığını söylüyor ama yine tüketici haklarından haberleri yok ya da onlar da kandırılıyor..
Essence koleksiyonları dışında hiç allık almamıştım, en popüler olan Adorable rengini aldım. Aquatix koleksiyonundan bir oje ve mermer efekti veren tırnak bantlarından yedekledim..
Çok sevmesem de dar crease bölgesi için iyi olduğunu düşündüğüm smokey eyes fırçasından da aldım..
İyice yıkamadan kullanmayın, Essence'in bu fırçasından mor sular akıyor...

Buraya kadar okuduysanız, saygılarımı iletirim :)
Önümüzdeki birkaç ay içinde, özellikle Black Friday'de birkaç yurtdışı alışverişinden sonra artık bir şey almayacağım.
Nefret etme noktasına vardım..


Merak edenler için ilk alışverişi Kenan Evren, ikinciyi Real şubesinden yaptım. İkisini de hiç sevmiyorum ama real çok yoğun olmuyor, daha çok ürün oluyor diye gidiyorum..

Trt Kafası !

An itibariyle Trt 1'de "iyi fikir" isimli bir program yayınlanıyor. Türkiye geneline ve bilmem kaç ülkeye yayın yapan devlet televizyonundan türbanlılara özel yayın yapılıyor resmen! Programın konusu güya "söz kesmeye giderken neler götürülür" vs.. Küçük bir bohça gösterip, 3-5 cümle adetlerden bahsettiler. Akabinde "yabancı" oldukça gösterişli bir manken, söz gününde nasıl bir kıyafet giyilebileceğini gösterdi bize. Dibine kadar gösterişli, taşlı tuşlu ve türbanlı bir model! Kapanmak özel bir tercihtir, bir televizyondan genele hitap ediyorsanız, belli bir kesimi hedef alamazsınız. Elbiseyi gösterirsin, kapalı arkadaş gider bunun üzerine uygun eşarbı seçer. Velev ki direk onlara yönelik yapıyorsun; yabancı manken ne allasen? Bu kadar gövde gösterisi ne?
Bizim taş Maria, içeri gidip, açık kıyafetiyle dönünce ne değişti peki? Türbanı çıkarıp, aynı kapalılıkta başka bir kıyafetle geri döndü! Açık alternatifimiz de bu!

Aldığım elektronik eşyadan bile "trt vıttırı zıttırısı" vergisi kesen devlet, benim paramla dini içerikli, etnik köken vurgusu yapan, siyasi ayrıcalıklı yayınlar yapacak ve biz bunları yutup susmaya devam edeceğiz! Eşitlik, özgürlük mü? Sıra onlara mı geldi? Peki ona da eyvallah.. Peki ne zaman sizden olmayana da saygı gösterip, bir ateisti çıkartıp, konuşturacaksınız? Ne zaman, transeksüeller, dizide farklılık olsun diye değil de gerçek benlikleri kabul edilerek ekranlarda yer alacak, söz sahibi olacak!?

Gülben Ergen, trt ekranında bir anneye, gözlerini belerte belerte "yoksa sizin Allah inancınız yok mu?" diye sorduğu vakit, neden benden başkaları rahatsızlık duymuyor? Bir annenin inancını ya da inançsızlığını sorgulama hakkını ona kim, hangi makam veriyor?

Şunu kabul etmelisiniz ki bu ülkede dindarlık popülist bir yaklaşımdır, dindar diye gördükleriniz dinin pekçok vecibesinden habersizdir ve halkın %99'unu falan temsil etmiyorlar! Onlar kendilerini temsil etsinler bize yeter! Başkalarına da yaşam alanı bırakın! Ben rahat rahat televizyonu açıp, "gündüz kuşağında" aklı başında, bilimsel, bir işe yarayan, halkı uyutmayan, uyuşturmayan, yayınlar görmek istiyorum! Son derece dindar ama çökmüş ahlaki yapısını Müge Anlı'ya taşıyan insancıklar ve senaryocuklar görmek istemiyorum!

Siz de bunu istiyorsanız kabullenenlerden olmayın.. Hiçbir şey yapamıyorsanız, izleyici temsilcisi mail hesaplarına sürekli yazarak taciz edin, rtük'e şikayet edin. Kimi kime şikayet ediyorsun kafasında olmayın. En azından uyumadığımızı görsünler...

Söze giderken ne götürüleceğini 3 yaşındaki çocuk da biliyor, Urfa'nın hangi yemekleri meşhur ezberledik.. İnternet diye bir şey var, açsın yemek tarifine baksınlar Melek'in kankasının her gün oralara gitmesine gerek yok.. Yaktığınız mazota yazık, 2 çocuk okutun!..