11 Aralık 2013 Çarşamba

Essence Manikür Fırçası İle Günün Ojesi

Selamlar!
Bir süre önce çelişki ile aldığım Essence French Manicure Brush'ı bugün deneyip, yorumlarımı paylaşmak istedim.


Bildiğimiz klasik french manikür dışında, istediğimiz her rengi kullanabilmek için idealmiş gibi görünüyor. Ancak ne kadar kolay uygulanabilirmiş gibi görünse de fırça ucu küçük ve oval tırnaklar için uygun biçimde kesilmiş. Bu yüzden benim düz tırnaklarımda uygulamak çok zor oldu.

Uygulamadan sonra bir pamuğa aseton döküp, kolayca temizledim. Ama mümkünse kurutmadan, hemen temizlemek gerekiyor. Bu da yeni ojeli ellerinizle asetonla uğraşmanız demek, her an yaptığınız manikür bozulabilir.. Simli bir oje kullandığım için, asetonla temizledikten sonra fırça üzerinde hala simler vardı, suyla akıtınca bunlar da gitti..


Yaptığım manikürde baz renk olarak, iki kat Rimmel London, Salon Pro serisinin, Kate Moss renklerinden 237 Soul Session uyguladım. (Brezilya dizisi gibi ne uzun isimli oldu yahu!)
Hafif gülkurusuna kaçan ve elleri çok güzel gösteren bir renk!


Yukarıda bahsettiğim gibi fırçayı rahat kullanamayınca, dikine çalışmak yerine yan tutup, yatay bir çizgi oluşturdum. Her iki türlü de homojen ve düz bir şekilde uygulamak biraz zor. Bir çok kişiye daha kolay gelse de tırnak yapımdan dolayı ben zorlandım en azından..
Kalın french'ler ve tırnağın ortasından itibaren simli oje uygulamak için de kullanışlı olabileceğini düşünüyorum...
Alınası mı? derseniz, ince uçlu nail art ojeleriyle ya da başka yöntemlerle french yapamadıysanız denenebilir. Ama tırnaklarınız benim gibi düz ise sizi biraz sinir edebilir :)
Fiyatı 4,5-5 liraydı sanırım.. Essence'in Nail Art standı olmayan Gratis'lerde ve Rossmann'larda da bulmak mümkün..


Uçlarda Alix Avien 318 numarayı kullandım.
Sonuç budur :)


(Parlaklığı çok değiştirmedi ama, üst cila olarak NYC Turbo top coat kullandım..

7 Aralık 2013 Cumartesi

Eğlenceli Mim / Benimki pek olmadı :)

Geçenlerde Sevda'nın ilk mimini paylaşmıştım, ikincisini de unutmadan yazayım :)
İlk soru pek eğlenceli değil şimdilik :)

Hayatınızda mucize olarak nitelendirebileceğiniz bir olay yaşadınız mı?

Sevda'nın cevabına katılarak, benim de dünyaya gelmem biraz mucize... 10 gün geç doğmuşum, suni sancıyla resmen zorla yerimden etmişler beni :)
Onun dışında, uçurumdan denize sürüklenen bir arabadan kurtarılmam, parmağımı elektrik kablolarına daldırmam falan gibi ölümün kıyısına gidip gelme hikayelerim de çoktur.

Şu ana kadar mutsuz seyreden bir hayatım olsa da "mucize" diyebileceğim küçük hayallerimi gerçekleştiren insanlar girdi hayatıma. Neleri sevip, istediğimi vs bilmeden onları bana veren insanlar benim mucizem. Size saçma gelebilir ama mesela Şebnem'in bana, istediğim Essence rujunu hissedip göndermesi, benim için güzel şeyler ;)

Almayı düşünüp de alamadığınız ne var?

Clarisonic mia, Sigma setler, Urban Decay'in en azından Türkiye'ye gelen paletleri, Benefit setler vs.. Her seferinde indirim heyecanına kapılmayıp, adam akıllı, tek parça bir şey alacağım diyorum ama olmuyor! :)
(Şimdi fark ettim, ne biçim hatunsam ayakkabı-çanta hayalim yokmuş :/ )


Kıyafet konusunda takıntılarınız var mı?

Genel itibariyle her giydiği yakışan bir insan olmadığım için, detaylara çok fazla takılıyorum. O ayakkabı o pantolona olmuş mu? O kolyenin orada ne işi var??? gibi başkalarının giyindiklerine çok takılırım.
Kendi açımdan takıntı seviyem biraz daha yüksek :) Çamaşır asarken ağarmasın diye ters yüzünden yıkanır, asılır falan ya, ben düz yüzünden asarım. Direk bana temas eden yüzeye kururken, toz falan konmasın diye :s
Yeni aldığım bir şeyi asla yıkamadan giyinmem...
Sentetik atlet vs giyinemem, çok nadirdir..
Rahat, spor, azıcık şık her şey kabulümdür yani. Bir de en büyük takıntım, modayı takip etmemek! Basmakalıp kıyafet, ayakkabı ve takılardan nefret ediyorum! Yakışmayan bir şeyi asla moda diye giyinmem. Çıplakmış gibi görünen, ten rengi pantolonları, her kilodan kadının acayip bir özgüvenle giyinmesini de bu bağlamda anlayabilmiş değilim hala...


Nefret ettiğiniz huylar ve insanlar?

Bu liste çok uzar gider.. Şu sıra en nefret ettiklerim, çok bildiğini düşünerek herkese akıl veren tipler! Özellikle instagramda, çok popüler bloggerlara, çok basit sorular soran, sonra da her şeyi sanki kendisi biliyormuş gibi, kırık allık fotoğrafına "ayy canım bir yöntem varmış, böyle kolonyayı döküyormuşsun, allık eskisinden bile iyi oluyormuş..." Yok canım?? O kadın zaten onu bilmiyor, yoldan geçerken iki bin takipçisi oldu! :s

Kendini okutmak için instagram kullananlar, blog yazılarını oradan duyurduğunda, açıp blogu okumayan, fotoğrafın altına "ne işe yarar, nereden aldın, iyi mi?" falan gibi yazan dialoglarla da çok eğlendiğimi de yeri gelmişken söyleyeyim :P

Benim için ise durum şöyle; entrikacı, çıkarları için yalan söyleyen, yalaka, ikiyüzlü, ajitasyona meyilli insanlardan nefret ediyorum! Özellikle bu internet dünyasında, azıcık samimi görünseniz kaz gibi yolmaya çalışacak insanlar var!
Eski yazılardan da bildiğiniz gibi, bunlar hassas noktalarım, biraz doğrucuyum..


Sizi en net tanımlayan kelime?

(Yine Sevda'dan esinleniyorum ama aksi yanıt veriyorum) Kötümser!


Hayata yeniden gelme şansınız olsa, nerede doğmak isterdiniz?

Londra ya da Paris.. Ya da sadece Paris :) "Aşk Dersi" filminden azcık etkilenmiş olabilirim..


Bir insan, tek başınayken keyiflenmek için ne yapabilir?

Yalnızken daha mutlu olabilen bir tip olduğum için, duş, kitap, mum, kahve, müzik, alışveriş diyorum tabii ki :)


Nikah masasında, evleneceğiniz kişiden "hayır" cevabı alsanız ne yapardınız?

Sanırım çamura yatarım :) Mikrofonu alıp "neden evlenmiyorsun, yoksa gay misin??" falan diye rezil etme yollarına gidebilirim, o anki psikopatlığıma bağlı.. Ama hayata küsüp, bir daha kimseye güvenmem falan ruh haline gireceğimi de sanmıyorum. İnadına gider başkasıyla evlenirim :)


İnsan kaderini mi yaşar, kaderini mi yazar?

Dini anlamda bir kadere inanmıyorum ama bunun din boyutu da zaten belirli şeylerin önceden belli olduğu ve bazılarının bizim ayırt etme gücümüze bağlı olduğu, şeklindedir...
Dolayısıyla hayat, olasılık havuzu en geniş olan bir kumardır. Bize çok fazla alternatif sunar ve biz de birini seçeriz ya da ölüm gibi konular doğanın kanunudur, seçim yapma şansımız yoktur.. İşte bu yüzden kadere inanmam, hayatın bize getirdiklerinin üstüne bir şeyler katmak, bizim elimizde sadece... Tesadüf + kararlar...


Aklınıza gelen ilk İngilizce kelime?

"Water"
Black filmini izlerken beynime kazındı !


İnternette sahip olduğunuz ilk nickname?

"Cyber" dı.. Bilişim delisi kuzenimin aldığı mail adresi için, çok normal bir sonuç.. mIRC dünyasında "magnolia" adıyla, 22 yaşında mimar bir hatun olarak görülmüşlüğüm de vardır. Yalnız o esnada 10 yaşındaydım ve "slm asl?" yazan erkeklerle dalga geçmek gibi bir hobim vardı :))

 Ben de Nilsuli'yi, Şebnem'i, Sawako Kuronuma'yı, Ceyda byjade'i,  Nilesi'yi Dofa Dofa'yı,  Ece Yıldız'ı ve sevgili Didem'i ve hepinizi, yapmadıysanız ve yapmak isterseniz mimledim gitti :)


(alıntı)

Valla bizim Türkler çakmasını yapmadan önce izlemiştim, yüreğiniz dayanabilirse tavsiye ederim...

Tchibo Mutfak Ürünleri vs Alışverişi




Merhaba!
2-3 kerede yaptığım biriken Tchibo alışverişlerimi paylaşmak istedim bugün. Paylaşmak istediğim çok şey var ama alışveriş ve indirim yazılarını paylaşmaya bile üşeniyorum ve zaman bulamıyorum :/
Size yazmazken birkaç çılgınlık yaptım, Limango'dan China Glaze'ler aldım, sonra hızımı alamayıp Cherry Culture'ın ücretsiz kargo kampanyasından da bir sürü China Glaze daha aldım çok mesudum :)) Tabii önce gelebilmeleri lazım. Neyse, Tchibo konusuna dönelim... Ben çoğunlukla mağazalarında kahve içmeyi, sitelerinden alışveriş yapmayı seviyorum. Mağazada ürünler açılmış olabiliyor ya da karışık geliyor, aradığımı bulamıyorum.. Bu yüzden Tchibo'nun günlük gelen maillerini takip ediyorum ya da Fırsat Reyonu'nu sık sık kontrol ediyorum. %40'dan başlayan indirimlerdeyseler atlıyorum üzerlerine :)) Emin değilim ama telefondan mobil site ile alışveriş yaparsanız kargo ücreti yok, denemek lazım..
Birkaç ay önce gelen kozmetik ürünler içinden, tek istediğim tabiiki bu organizerdi. Tüm fırsat reyonundaki ürünlerde %40 indirim kampanyası olan bir günde, bunu tesadüfen gördüm ve kısa bir sürede de stoğu tükendi zaten. Ben 22,15 liraya almış oldum
Kampanyalardan (tema) kalan ürünler, kampanya sonunda fırsat reyonuna geçiyor ve her gün farklı ürünlerde indirim oluyor. Yani sürekli tüm ürünler indirimli değil. Bu yüzden sık sık takip ediyorum, bunu da açıklamış olayım..

Evde artık adım atacak yer olmadığından, çeyizlik bir şey almamaya çalışıyorum ama Tchibo'nun ürünleri tekrar bulunamadığından en azından indirimlerini bekleyip, bulabildiklerimi alıyorum.
Cam ve seramik dışında, kaliteli gıda saklamaya uygun ürünler seçtiğimi biliyorsunuz. Bu konuda güvendiğim bir marka bu yüzden tekstil ve mutfak ürünlerini rahatlıkla alıyorum. Ama bu kez ölçüyü pek tuturamadım netten :) Havalandırma kapağı olan sarı kapaklı kutuları, buzdolabında sebze vs saklamak için aldım. (9,95 tükenmiş) Ama yeşillik kutuları oldukça küçük çıktı..Ancak ayıklanmış şekildeki nane, maydonoz vs alır. Zaten amacım da ayrı ayrı saklamaktı. Ben 8,95'e aldım üçlü seti, hala stoklarda..

Mikrofiber bezleri niye aldım hala bilmiyorum ama gerçekten güçlü bir statik yapısı varmış. Tozları rahatlıkla üzerine çekeceğine eminim. Neyse, çeyizde sabun bezi stoklanır da mikrofiber stoklanmaz mı yani? :))
10'lu seti yine %40 indirimle 17,95'e almıştım.


Bunlar da benim görüp görüp gereksiz bulduğum, ama annemin aldığı şeyler :) Üzerindeki etiketlerden görebileceğiniz gibi 5-6 liraya almış herbirini. Ananas için olan, hem dış kabuğunu soyuyor hem de dilimliyor. Ailecek pek kullanacağımız bir şey olmadığından annem bana devretti :)
Silikon süzgeç de benzerleri çok olsa da tencerenin yanına asılıp, başka yemek pişirirken de kullanılabilme gibi özellikleri olduğu için enteresan geldi. Bunun içinden iki tane çıkıyor, annemle kırıştık ;)
Tek dilim yaş pastalığın amacını anlayabilmiş değilim! Zira bizim evde yaş pasta hayatta bitmez ama bitecek kadar pasta sevenlerin de son dilimi affedeceğini hiç sanmıyorum :) O da yenir ki !

İşte böyle canlar. Aldığım ürünlerden ziyade, fırsat reyonunun işleyişini anlatmış oldum. Gayet güvenilir ve hızlı bir site olduğunu da eklemeliyim. Bunlar dışında tekstil bir şeyler de aldım, ilk defa sentetik bir kumaşın terletmediğini gördüm, hava alabilen bir dokuma imiş..

Biraz reklam kokan hareketler gibi bir yazı oldu ama beni biliyorsunuz, girmem o işlere ;) Seviyorum bu adamları ;) En nihayetinde pırlanta mağazasında çekilmiş fotoğrafları, kendiminmiş gibi pazarlamıyorum nihooo nihoyy :))) Bir şeyin reklamını yaparsam, en azından reklam olduğunu kabul ederim der, öperim *_*

*Bu ara, özellikle yurtdışı alışverişleri ile ilgili çok miktarda mail, yorum, iletişim formundan soru alıyorum. Ve sizinle konuşmayı, tanımadığım insanlara yardımcı olmayı çok seviyorum! İyi ki varsınız..